Adnan Oktar’dan Duyurudur

Hz. Mehdi, hem hadislerde, hem de Tevrat ve İncil'de açıkça ve kapsamlı olarak tarif edilmiş olmakla birlikte, Kuran'da da geleceği işaret edilmiş bir kutlu şahıstır. Bu konuyla ilgili çok işaret olmakla birlikte, müvekkil, konuyla ilgili aşağıdaki ayeti de örnek vermektedir:

KENDİLERİNE KİTAP VERDİKLERİMİZ, ONU OĞULLARINI TANIDIKLARI GİBİ TANIRLAR. (Bakara Suresi, 146)

Ayette, "kendilerine kitap verdiklerimiz" şeklinde bahsedilenler, Museviler ve Hristiyanlardır. Müvekkilin açıklamalarına göre, geleneksel Ortodoks İslam inancına bağlı olan kişiler, günümüze kadar bu ayette "Onu" hitabıyla tarif edilen kişinin, Peygamberimiz olduğuna inanmışlardır. Oysa gerçekte, bu ayette işaret edilen kişi, Hz. Mehdi'dir. 

Museviler ve Hristiyanlar, kendi kutsal kitaplarında detaylı ve açıkça tarif edilmiş olan Mehdi tarifini çok iyi bilmekte ve kendisini büyük bir inanç ve kararlılıkla beklemektedirler. Bu tariflerden yola çıkarak, çok eski zamanlardan itibaren hep Mehdi'yi aramışlar ve birbirlerine ve çevrelerine Mehdi'nin özelliklerini anlatmışlardır. Bu nedenle, Kuran'da Kitap Ehli olarak tanıtılan Museviler ve Hristiyanlar, kendi kutsal kitaplarında tarifi yapılmış olan MEHDİ'Yİ TÜM ÖZELLİKLERİYLE BİLMEKTEDİRLER ve GÖRÜNCE DE HEMEN TANIYACAKLARDIR. 

Tevrat, Zebur ve İncil'deki Mehdi (Moşiyah) tarifleri çok net olduğundan ve her iki dinde de Mehdi tarifleri ile ortak TEK BİR KİŞİ tanıtıldığından, Musevi ve Hristiyanların, Mehdi'yi gördüklerinde onu, kendi oğullarını tanır gibi tanımaları mümkün olacaktır. Hepsi, TEK BİR KİŞİDE ittifak edecektir. 

Ayrıca, Musevi ve Hristiyanlar, kendi Kutsal kitaplarının tabiriyle, Mehdi'yi "DAVUD OĞLU" olarak isimlendirmekte ve tanımaktadırlar. Yani kendisinin, peygamberin soyundan olduğunu bilmektedirler. "Oğullarını tanır gibi tanımak" ifadesinin, bu hususa işaret ettiği kuvvetle muhtemeldir. 

Tevrat, İncil ve Zebur'da (Mezmurlar) ve ayrıca muteber Musevi kaynaklarda, Mehdi (Moşiyah) ile ilgili "Davud oğlu" ifadesi oldukça fazla kullanılmıştır. Bunlardan birkaç örnek aşağıdaki gibidir:

DAVUD OĞLUNUN [Hz. Mehdi] geleceği yedi yıllık sürenin sonunda... yedinci yılda, savaşlar [olacak]; yedi yıllık sürenin bitiminde DAVUD OĞLU [HZ. MEHDİ] GELECEK... (Talmud, Sanhedrin 97a)

DAVUD OĞLUNUN [Hz. Mehdinin] geleceği nesilde, alimler yargılanacak... (Talmud, Kethuboth 112b)

..."DAVUD OĞLUNUN [Hz. Mehdi] geleceği nesilde, alimler aleyhine dava açılacak." Samuel'in yanındayken bu ifadeyi tekrar ettiğimde, şu sözlerle vurguladı: "Bir imtihanın ardından bir başka imtihan gelecek... " (Talmud, Kethuboth 112b)

DAVUD SOYUNDAN ÇIKACAK OLAN O KRAL [Hz. Mehdi] tüm insanlara Allah'ın yollarını ve O'ndan korkmayı öğretebilecek... (Maimonides, Mişna Tora, Tövbe 9:2)

.. DAVUD SOYUNDAN GÜÇLÜ BİR KRAL [Hz. Mehdi] çıkaracağım. Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, ama onun başındaki taç parıldayacak. (Mezmurlar, 132:17-18)

Eski çağlardan beri kutsal Peygamberlerinin ağzından bildirdiği gibi, KULU DAVUD'UN SOYUNDAN BİZİM İÇİN GÜÇLÜ BİR KURTARICI [Hz. Mehdi] çıkardı; düşmanlarımızdan, bizden nefret edenlerin hepsinin elinden kurtuluşumuzu sağladı. (Luka, 1:69-71)

Müvekkile göre, bu açıklamalar ışığında Musevi ve Hristiyanlar, Kutsal Kitap'ta ve Musevi kaynaklarda tarif edilen ve Davut soyundan geleceğini bildikleri, bundan dolayı da Davut oğlu olarak tarif edilmiş olan Mehdi'yi gördüklerinde, bu tarifler nedeniyle tanıyacaklardır

Kutsal Kitaplarda, Peygamberimize dair bir tarif bilinmemektedir; dolayısıyla Peygamberimizi çocuklarını tanır gibi tanımaları imkansızdır. Nitekim, Peygamberimiz döneminde böyle bir durum olmamış, Musevi ve Hristiyanların bir kısmı Peygamberimizi ve İslam'ı kabul etmemişlerdir. Ancak Mehdi'nin gelişi ile her biri, İslam'ı hak din olarak kabul edeceklerdir. Hadislere göre, Mehdi'nin gelişinde, YERYÜZÜNDE ONA İNANMAYACAK VE ONDAN RAZI OLMAYACAK KİMSE KALMAYACAKTIR:

YER VE GÖK EHLİ ONDAN RAZI OLUR. 

ALLAHBÜTÜN İNSANLARIN KALPLERİNİ ONUN MUHABBETİYLE DOLDURACAKTIR. 

Mehdi insanlara gelir de, ONU YENİ GELİN GİBİ AŞK VE MUHABBETLE KUCAKLARLAR... 

Onun hilafetinden YER VE GÖK EHLİ, BÜTÜN YABANİ HAYVANLAR, KUŞLAR, HATTA DENİZDEKİ BALIKLAR BİLE RAZI OLACAKTIR

Dolayısıyla herkesin, Musevilerin ve Hristiyanların da beklediği Davud oğlu, Hz. Mehdi'dir

İsrailoğulları Bilginlerinin Mehdi'yi Bilmesi

Geleneksel Musevi inanışına göre, vahiy mahsulü kabul edilen ve Sözlü Tevrat olarak bilinen metin, öğrenim veya talim anlamına gelen TALMUD'dur. Talmud, Musevi kutsal metinlerinden birisidir. Hz. Musa'ya biri yazılı diğeri sözlü olmak üzere iki Tevrat verilmiş olduğuna inanılır.

Dolayısıyla Talmud, Museviler için oldukça önemli ve muteber bir kaynak olarak kabul edilir. 

Müvekkilin açıklamalarına göre, Talmud'da, Mehdi'nin (Moşiyah) zuhuru konusuyla ilgili olarak çok fazla bilgi yer almaktadır. Bu nedenle Musevilerin Rabbani bilginleri (kendilerini tamamen Rab'be adamış olan bilginler), Talmud kaynaklı olarak, Mehdi'yi (Moşiyah), çok iyi bilmekte ve tanımaktadırlar. Kuran'da bu konuya önemli bir işaret vardır:

İSRAİLOĞULLARI BİLGİNLERİNİN ONU BİLMESİ onlar için bir delil (ayet) değil mi? (Şuara Suresi, 197)

Müvekkilin açıklamalarına göre, bu ayette kastedilen, Mehdi'dir. Musevi kaynaklarda bahsedildiği şekilde, Rabbani bilginler, Peygamberimiz döneminde Peygamberimize hep ZULKARNEYN'İ sormuşlardırZulkarneyn, zaten Mehdi'dir. Musevi bilginler, Zulkarneyn ile ilgili bilgileri sözlü Tevrat'tan, yani Talmud'dan bilmektedirler. Bu soruları da, Peygamberimizin peygamberliğinden emin olmak için yöneltmektedirler. Aldıkları cevaplar karşısında da, Peygamberimizin peygamberliğine kanaat getirmektedirler. 

Ayette Belirtilen, Peygamberimizden Sonra Gelecek "Elçi"

Müvekkilin açıklamalarına göre, Kuran'da Hz. Mehdi'nin gelişine işaret eden ayetlerden birinde, Peygamberimiz "Hz. Muhammed'den sonra gelecek bir elçi"den bahsedilmektedir.

Allah, bu ayet ile, kendilerinden sonra gelecek olan bir elçiye iman etmeleri ve ona yardımda bulunmaları konusunda PEYGAMBERLERDEN KESİN BİR SÖZ ALDIĞINI bildirmiştir:

Hani ALLAH, PEYGAMBERLERDEN 'KESİN BİR SÖZ (MİSAK)' ALMIŞTI: "Andolsun size kitap ve hikmetten verip sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir ELÇİ GELDİĞİNDEona KESİN OLARAK İMAN EDECEK ve ONA YARDIMDA BULUNACAKSINIZ." Demişti ki: "Bunu ikrar ettiniz ve bu ağır yükümü aldınız mı?" Onlar: "İkrar ettik" demişlerdi de "Öyleyse şahit olun, Ben de sizinle birlikte şahit olanlardanım," demişti. (Al-i İmran Suresi, 81)

Bu ayette bahsi geçen, kendilerinden söz alındığı bildirilen Peygamberlerin isimleri ise, bir başka ayette şöyle açıklanmıştır:

Hani Biz, Peygamberlerden kesin sözlerini almıştık; SENDEN, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan. Biz onlardan sapasağlam bir söz almıştık. (Ahzab Suresi, 7)

Ayette "Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa ve Hz. İsa'dan" ve "SENDEN" ifadesiyle de "Hz. Muhammed'den" söz alındığı bildirilmektedir.

Ayetin bu açıklaması, "geleceği bildirilen bu elçinin, Peygamberimiz olmadığını ve bu kişinin Peygamberimizden sonra gelecek bir elçi olduğunu" göstermektedir. Allah'ın Hz. Muhammed'den sonra geleceğini haber verdiği bu elçi, Peygamberimizin de hadislerinde gelişini müjdelediği "Hz. Mehdi"dir.

Yukarıda açıklanan Ahzab Suresi'nin 7. ayetinde, Hz. İsa'dan da, geleceği müjdelenen elçiye yardım edeceği konusunda söz alındığının bildirilmiş olmasıbu elçinin Hz. Mehdi olabileceği konusundaki kanaati güçlendirmektedir. Çünkü bilindiği gibi Peygamberimizin hadislerinde, ahir zamanda yeryüzüne tekrar gelecek olan HZ. İSA'NIN, HZ. MEHDİ'YE DESTEK OLACAĞI BİLDİRİLMEKTEDİR.

Hz. İsa ve Kuzu

Hz. İsa, yapılan tasvirlerde hep kucağında KUZU ile resmedilmektedir. Kuzu, Hz. İsa'ya ait önemli bir simgedir. 


Hz. İsa'nın, kucağında kuzu ile resmedilen bir tasviri

Bu tasvirlerde yer alan kuzu simgesi, müvekkile göre, Hz. Mehdi'yi sembolize etmektedir. Bilindiği gibi ahir zamanda, yani dünyanın çok büyük bozulmalar yaşadığı son zamanında, Hz. Mehdi kurtarıcı olarak gelecek ve Allah, Hz. İsa'yı da tekrar yeryüzüne indirecektirHz. Mehdi ve Hz. İsa, deccaliyete karşı mücadelelerini birlikte yerine getireceklerdir. Tüm yeryüzü güvenliğe kavuştuktan sonra ise, Hz. İsa, namaz sırasında imamlığa Hz. Mehdi'yi geçirecek ve Hz. Mehdi'nin kimliği herkes tarafından net olarak anlaşılacaktır

İbni Mace, Ravyanı, İbni Huzeyme, Ebu Avane, Hakim ve Ebu Naim, Ebu İmame’den tahric ettiler. Dedi Resulullah (sav) bize hitab etti. Deccal’i anarak şöyle buyurdu: "...Orada imamları kendilerine sabah namazını kıldırmak için öne geçtiği sıra, bir de bakarlar ki, İsa İbni Meryem (as) sabah vaktinde inmiştir. Bu imam (Hz. Mehdi) Hz. İsa’yı öne geçirmek için arka arka çekilir. HZ. İSA (A.S.) ONUN OMUZLARINA ELİNİ KOYAR VE O’NA DER Kİ: 'GEÇ ÖNE NAMAZI KILDIR. ZİRA KAMET SENİN İÇİN GETİRİLMİŞTİR' BUNUN ÜZERİNE İMAMLARI (MEHDİ) ONLARA NAMAZI KILDIRIR."

Hz. İsa'nın kuzu ile tasvir edilmesi, HZ. İSA'NIN, AHİR ZAMANDA MEHDİ İLE BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRECEĞİ İTTİFAK VE MÜCADELENİN önemli bir simgesidir. Keza Tevrat'ta, HZ. MEHDİ, "KUZU" OLARAK İSİMLENDİRİLMİŞ ve ahir zamanın zorlu döneminde, ÇOK BÜYÜK ZORLUKLARA GÖĞÜS GERECEĞİ gerçeği zikredilmiştir:

"Oysa, bizim isyanlarımız yüzünden yaralandı, bizim suçlarımız yüzünden o eziyet çekti. Esenliğimiz için gerekli olan ceza ona verildi. Bizler onun yaralarıyla şifa bulduk. O (Hz. Mehdi) BASKI GÖRÜP EZİYET ÇEKTİYSE DE AĞZINI AÇMADI. KESİME GÖTÜRÜLEN KUZU GİBİ, KIRKICILARIN ÖNÜNDE SESSİZCE DURAN KOYUN GİBİ AÇMADI AĞZINI." (Yeşaya 53:5-7)

Tevrat'ta, Hz. Mehdi'nin yaşayacağı çok büyük zorluklar ve onun bütün bunlara karşı sabrı ve teslimiyeti, "kesime götürülen kuzu" tabiriyle tarif edilmiştir. Mehdi, ahir zamanda dehşetli zorluklar ve zalimliklerle karşı karşıya gelecek ama bunların hepsine Allah için sabredecektir. Bu, hem hadislerde, hem de Tevrat, İncil ve Musevi kaynaklarda, kapsamlı olarak tarif edilmiştir. 

Ayrıca kuzu, ahir zamanda Mehdi'nin ŞİDDET VE SAVAŞLA DEĞİL, SEVGİ VE KURAN AHLAKI İLE, HALİMLİK VE BARIŞ YOLUYLA tebliğini yapacak olmasına da işarettir. Hadislerde, Tevrat ve İncil sözlerinde de belirtildiği gibi, Mehdi, asla kan akıtmayacak, uyuyan kişiyi dahi uyandırmayacaktır. Onun dönemi, barışın, huzurun, adaletin ve güvenin hakim olduğu mutluluk ve refah dönemidir. 

Sonuç

Hz. Mehdi'nin, sadece Müslümanlar tarafından değil Ehli Kitap tarafından da tanınıp bilinmesi, kabul edilmesi çok önemli bir olaydır. Müvekkile göre Ehli Kitap, Hz. İsa'nın ve Hz. Mehdi'nin zuhurunu görecek ve kalpten kabul edecektir. Müvekkile göre, böyle bir dönemin müjdesini yaşamak, bütün insanların kurtuluşunu ummak paha biçilmez bir güzelliktir. Müvekkilin de tüm isteği ve gayreti, Hz. Mehdi ve Hz. İsa'nın gelişi için zemin hazırlayabilmek ve onların zuhuruna şahit olabilmektir. Müvekkile göre, derin devletin susturmak istediği bu izahlar, tüm dünya için kurtuluş müjdesidir. 

Kamuoyunun takdirine sunar, saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz. 20.02.2026

Daha yeni Daha eski