Adnan Oktar’dan Duyurudur
Katı Şeriat Kurallarıyla Yönetilen Ülkelere, Adnan Oktar'ın Vesilesiyle Ulaşan Açılımlar
Müvekkil Adnan Oktar, yıllar boyunca İslam'ın gerçeğini, yani Kuran'daki dini savunmuş, gelenekler ve bidatlar üzerine oluşturulmuş bağnaz dininin, İslam ile ilgisi olmadığını, gerçek İslam dininin son derece güzel, kolay ve sevgi dolu bir din olduğunu anlatmıştır. Kuran'daki dinin, özgürlükler sunduğunu, sevgiyi öğrettiğini, aydınlık, demokrat, akıllı ve ileri görüşlü bir insan modelini oluşturduğunu göstermiştir.
Müvekkil, İslam'ın kadına, sanata, bilime, tüm canlılara bakış açısını göstermiş, modern, sevgi dolu, ismi "Barış" olan bir dinin; nefret, öfke, ölüm kaynağı olamayacağını anlatmıştır.
Müvekkilin anlattığı yaşam şekli, tümüyle Kuran kaynaklıdır. Ancak bir kısım muhafazakar Müslümanların savundukları din, sahte hadisler ve gelenekler dışında hiçbir yerde yoktur. İSLAM'IN YEGANE KİTABI OLAN KURAN'DA BULUNMAMAKTADIR. Müvekkile göre, KURAN, kadını kapatan, kadını aşağı gören, kendinden olmayanı yok eden, demokrasiden ve özgürlüklerden kaçıp uzaklaşan bir din modeline KARŞI ÇIKAR. Şu an bağnaz zihniyetin uyguladığı din, Kuran ile büyük ölçüde çelişmektedir.
Müvekkilin kumpasa uğratılmasının, susturulmasının, eserlerinin yasaklanmasının tek sebebi, bu gerçekleri anlatmış olması ve özellikle İslam dünyasını aydınlatmasıdır.
İslam ülkelerinin bağnazlaşması, her zaman derin devletlerin en çok istediği şeydir. Çünkü kendi dini yerine, hurafeye inanan ve inançlarında da alabildiğine mantıksızlığa, öfkeye, nefrete, yasakçılığa sürüklenen toplamlar, derin devletler tarafından kolayca idare edilebilen ve kolayca parçalanabilen toplumlardır. Bu yöntem, Ortadoğu'da denenmiş ve tamamen parçalanıp yok olmuş Irak, Suriye, Lübnan, Afganistan gibi ülkeler oluşmuştur.
Müvekkilin açtığı kapı, insanların bir anda gerçekleri görmelerini sağlamıştır. Çünkü insanlar, müvekkilin anlattıklarının KURAN KAYNAKLI olduğunu kendileri görmüşlerdir.
Kuran'daki din, Allah'ın dinidir; bu nedenle de anlatıldığı anda, insanlara, vicdani, uygulanabilir ve cazip gelmiştir. Çünkü müvekkile göre, Allah'ın tarif ettiği din, gerçek sevginin dinidir. Ayrıca Allah'ın "Allah sizin için zorluk dilemez, kolaylık diler" (Bakara Suresi, 185) ayetinde belirtildiği gibi, kolaydır.
Müvekkilin İzahlarının Dünya Çapında Yansımaları
Müvekkil, bütün bunları 40 sene boyunca anlatmıştır ve Kuran'ın yaşanabilirliğini ve bunun, kurtuluşun ve mutluluğun kaynağı olduğunu tüm açıklığıyla göstermiştir.
Müvekkilin, gerçek dini anlatmadaki kararlılığı, bağnaz dininin hurafelerine karşı bütün gücüyle ve korkusuzca mücadele etmesi, beklendiği gibi DÜNYA ÇAPINDA ETKİ YARATMIŞTIR. Derin devlet bu etkiyi gördüğü için müvekkile karşı harekete geçmiştir; ama GEÇ KALMIŞTIR. Bu etki şu anda, oldukça geniş çaplı olarak hissedilmektedir.
Öyle ki, şeriat yönetimleriyle bilinen Arap ülkelerinde ve hatta İran'da dahi son dönemlerde sıra dışı gelişmeler gerçekleşmeye başlamıştır.
Suudi Arabistan:
Modacı Elie Saab, 2025 yılında, moda hayatının 45'inci yılını Suudi Arabistan'ın Başkenti Riyad'da bir gösteri ile kutlamıştır. Şarkıcı Jennifer Lopez'in katıldığı gösteriye, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Krallık temsilcileri katılmıştır. Aşağıda bu gösteriden görüntüler yer almaktadır:
Suudi Arabistan'da gerçekleştirilen Jennifer Lopez konseri
İran
Dünyanın en katı şeriat kurallarıyla yönetilen İran'da, son dönemlerde özellikle kadınlara yönelik çeşitli reformlar gündeme gelirken, İran dini Lideri Hamaney'in başdanışmanı Ali Şemhani'nin kızının nikah görüntüleri, bu konudaki açılımları gözler önüne sermektedir:
Hamaney'in başdanışmanı Ali Şemhani'nin kızının düğün görüntüleri
İran'dan değişime ait görüntüler
Suriye
Suriye'de 29 Ocak 2025 tarihinde başa gelen Ahmed El-Şara, Cumhurbaşkanlığı görevine gelir gelmez halkın arasına girmiş ve başı açık olan bir genç kız ile poz vermiştir. Lea Khairallah isimli bu genç kız, Suriye'ye modern anlayışın geleceğine inanan, çekilen fotoğraftan sonra da bu anlamda simge olan bir kişi olmuştur.
Ahmed Al Şara'nın kravat tercih etmesi, pahalı saatler takması da, ilerici, özenli, modern, lüks ve nezih görünüme önem verdiğini göstermektedir. Bu, Şara'nın eski halinden de, şimdiye kadar alıştığımız liderlerden de farklı bir görünümdür; Suriye'de modernliğin önemli bir adımıdır. Bir Müslüman liderin bu görünümü tercih etmesi, müvekkilin anlattıklarının ve uyguladıklarının nasıl etkili olduğunu bir kez daha göstermektedir:
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Al Şara, kravatlı giyimi ve pahalı saatleriyle
Dubai
Artık bir turizm merkezi olarak kabul edilen ve dünyanın pek çok yerinden daha lüks yaşam imkanları sunan Dubai'de, hayata dair artık herhangi bir kısıtlama kalmamış gibidir.
Dubai Emiri Şeyh Muhammed bin Raşid el Maktum'un kızı Prenses Sheikha Mahra, bu modernliğin en önemli temsilcilerinden biridir:
Dubai Emiri Şeyh Muhammed bin Raşid el Maktum'un kızı Prenses Sheikha Mahra
Katar
Katar'daki modernliğin en önemli kanıtı, genellikle lüks markalardan oldukça şık kıyafetler giymesi ve bakımıyla bilinen, Katar Emiri Şeyh Hamad Bin Halife Al Sani'nin eşi Şeyha Moza'dır. Şeyha Moza, aynı zamanda çeşitli derneklerin başkanlığını ve UNESCO Temel ve Yüksek Eğitim Özel Elçiliğini yapmaktadır:
Katar Emiri Şeyh Hamad Bin Halife Al Sani'nin eşi Şeyha Moza
Bağnazlık, Artık Hiçbir Ülkede Tutunamamaktadır
Şeriat ile yönetilen ve yıllardır çok sert yönetim biçimleri altında varlığını sürdüren devletlerin, taviz vermedikleri katı kurallarını, bir anda ve tedirgin olmadan esnetmeleri, çıktıkları yoldan emin olmaları nedeniyledir. Artık KURAN'DAN DELİLLERİ VARDIR. Bu ülke liderleri, Kuran'ın katı, baskılayıcı, yasaklayıcı, cezalandırıcı bir şeriat düzeni BİLDİRMEDİĞİNİ bilmektedirler. Bu bilgiyle hareket etmekte ve Kuran'ın özgürlükçü, sevgi dolu, neşeye, ilme, sanata, güzelliğe, estetiğe önem veren, nimetleri ön plana çıkaran, kadına değer veren zihniyetini hayata geçirmektedirler.
Söz konusu devlet yöneticilerinin kendi halkları da müvekkilin anlattığı bu gerçekleri bildiklerinden, (müvekkilin eserlerinin büyük bir bölümü Arapçaya da tercüme edilmiş ve Arap ülkelerinde ücretsiz dağıtılmıştır. Ayrıca müvekkilin köşe yazıları, yıllarca Arap ülkelerinin en büyük gazetelerinde yayınlanmıştır), bu değişimleri mutlulukla karşılamışlardır.
DEMEK Kİ, GERÇEKLER BİLİNDİĞİNDE, ARTIK ONUN ÖNÜNE GEÇEBİLECEK HİÇBİR ŞEY KALMAMAKTADIR. Artık derin devlet istediği kadar hurafe dininin propagandasını yapsın, bu yalanı hakim kılamayacaktır. Bununla bir yere ulaşamayacağını, bağnazlığın yenilgiye uğradığını görmüş durumdadır. Marks'ın umduğu ve beklediğinin aksine, İSLAM, DOĞAL OLARAK ORTADAN KALKMAMAKTA, AKSİNE GALİP VE ÜSTÜN GELMEKTEDİR.
Tüm bunlara, Kuran Müslümanlığını tüm dünyaya korkusuzca, kendin emin olarak ve Allah'a güvenerek anlatan, bu konudan asla taviz vermeyen, bağnaz zihniyetle fikri mücadelesini hiç bırakmayan ve fikirleri hala milyonlarca kişiyi etkileyen MÜVEKKİL ADNAN OKTAR VESİLE OLMUŞTUR. Derin devletin müvekkili susturma çabaları hiçbir sonuca ulaşamamıştır; müvekkilin fikirleri tüm dünyaya yayılmış durumdadır.
Kamuoyunun takdirine sunar, saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz.20.02.2026