Adnan Oktar’dan Duyurudur
8 Yıldır Devam Eden İntikamın Arka Planında Yatan Adnan Oktar'ın "Asıl Suçları"
Müvekkil Adnan Oktar ve arkadaşlarına yapılan operasyon sonrasında; bu gruba;
- Akla gelen bütün suçlamaların yüklendiğini,
- 33 ayrı sevk maddesinden sorumlu tutulduklarını,
- Ardından durumun mantıksızlığını fark edip bunların bir kısmının azaltıldığını,
- Yıllar süren yargılamalar sonucunda, aralarında Askeri Casusluk, FETÖ'ye Yardım, Dolandırıcılık gibi ana suçların bulunduğu 7 ayrı suçlamadan BERAAT edildiğini,
- Geriye, tehditle şikayetçi yapılmış kadınların verdikleri yalan beyanlara dayanan cinsel suçlamaların kaldığını,
Çok kişi bilmeyebilir.
Adnan Oktar dosyası, 8 yıldır devam eden, KAPSAMINDA SUÇ KALMAMIŞ bir dosyadır.
Bu durum, fark edilebileceği gibi, müvekkil ve arkadaşları hakkında gece gündüz aleyhte yayın yapmış olan, iftiraları manşetten vermiş olan bir kısım basın tarafından hiçbir şekilde gündeme getirilmemiştir. Çünkü, bu kumpası uygulayan derin devlet de, onun beslediği bir kısım basın da, zaten ortada hiçbir suç olmadığını gayet iyi bilmektedir. Onlar için amaç, müvekkilin mümkün olduğunca hapiste kalması ve etrafındaki insanların kendisinden uzaklaşmalarıdır.
Bunu istemektedirler; çünkü, MÜVEKKİLİN SUÇU, ONLARA GÖRE ÇOK DAHA BÜYÜKTÜR.
Onlara göre müvekkilin 4 ana suçu vardır:
- Müvekkil, tüm dünyayı, özellikle ülkemizi, KURAN'DAKİ GERÇEK İSLAM'LA TANIŞTIRMIŞTIR. Bağnaz zihniyetin bütün etkisini ve hakimiyetini yıkmış, AYDINLIK BİR GENÇLİK oluşturmuştur. İslam dininin, El-Kaide tarzı bir anlayışla temsil edilmesinin önüne geçmiş, dinimizin en doğru haliyle ayakta kalmasını sağlamıştır.
- Herkese, İSLAM'IN YAŞANABİLİR BİR DİN OLDUĞUNU göstermiştir. Bu, bağnazlığı yayıp, Türkiye'yi hakimiyetleri altına almak isteyenlerin hiç işine gelmemiştir.
- Dünya çapında DARWİNİZM'İ YERLE BİR ETMİŞTİR. 2 yüzyıldır adeta despot bir şekilde korunan Darwinizm, müvekkilin çabaları karşısında yok olmuştur.
- Darwinizm'in yok edilmesiyle, bu ideolojiyi kendisine esas alan KOMÜNİZM DE EŞ ZAMANLI YIKILMIŞTIR. Müvekkil, komünizmin zihniyetini yıkmayı başaran İLK KİŞİ olmuştur.
- Marks'ın, "sosyalizmin gelişi ile dinin doğal olarak ortadan kalkacağına" dair İDDİASINI YIKMIŞ, bilakis DİNİN DAHA DA GÜÇLENMESİNİ SAĞLAMIŞTIR.
Müvekkili susturma çabalarının asıl sebepleri, yani müvekkilin asıl "SUÇ"LARI bunlardır. Derin devlet menşeli bir kısım basının alakasız konuları müvekkile bağlama çabaları da bundandır.
2018 yılında gerçekleşen operasyondan beri asıl amaç, müvekkilin oluşturduğu bu etkileri ortadan kaldırabilmek, müvekkili susturup, insanlara öğrendiklerini unutturabilmektir. Zaten operasyonun akabinde, MÜVEKKİLİN BÜTÜN KIYMETLİ ESERLERİNİN ALELACELE YASAKLANMASI, SİTELERİN ERİŞİME KAPATILMASI, hatta Savcılık tarafından KİTAPLARIN YAKILMAK İSTENMESİ, bu DEHŞETLİ TELAŞIN sonucudur.
Müvekkilin bütün fikirlerinin, bütün etkisinin, kendisiyle birlikte yok olmasını istemişlerdir. Kendisinden etkilenen Türk halkının zihniyetini başka yöne çekmek istemişlerdir. Öyle bir dehşet yaşamışlardır ki, akla gelen her suçtan sorumlu tutmaya çalışmışlardır. Müvekkilin insanlar üzerindeki etkisini de, parayla beslenen bir kısım basının iftiralarıyla sağlayacaklarını zannetmişlerdir.
Müvekkilin bu "SUÇ"ları, derin devleti derinden yakan, böylesine "büyük ve etkili" suçlardır.
Geldiğimiz noktada yaşadıkları panik, dinmek bir yana, daha da artmıştır. Çünkü müvekkili susturmak için ellerinden gelen her türlü gaddarlığı yapmış ama 8 SENEDİR BUNU BAŞARAMAMIŞLARDIR. Etrafındaki insanları ondan uzaklaştıramadıkları gibi, Türk halkının kendisini HEYECANLA BEKLEMESİNE vesile olmuşlardır. İnandırıcılıklarını tamamen kaybetmiş, insanları, müvekkile daha fazla yönelir hale getirmişlerdir.
TUZAKLARI BOZULMUŞTUR.
İnsan beyninin, gerçeğe olan hassasiyetini de dikkate almamışlardır. Zifiri karanlık bir odada, odanın içindeki bir kişiyi dışarıda gece olduğuna ikna etmek kolaydır. Ama perdeyi aralayıp sadece bir saniyeliğine Güneş'i gördüğünde, tekrar oda karartılsa bile, o kişinin dışarıda gece olduğuna inanma ihtimali yoktur.
Benzer şekilde bu kişiler, beynin, apaçık gördüğü ve kanaat getirdiği bir konuda, -kişi, diliyle aksini iddia etse de- tüm inançlarını ona göre yenilediğini, artık kişiyi aksine ikna etmenin mümkün olamayacağını da görememişlerdir. Müvekkilin anlattığı tüm doğru bilgiler, insanların zihinlerindedir. Artık bu insanları safsatalarla aldatmak imkansızdır. Dolayısıyla, müvekkilin etkisini yok etmek amacıyla bu tuzakları kuranlar için artık çok geçtir. İNSANLAR, GÜNEŞİ GÖRMÜŞLERDİR.
Zannediyoruz bu açıklamalar, son 8 senedir neden müvekkile akla hayale gelmez iftiraların atıldığını, mahkemelerde neden 10 bin yıl gibi astronomik cezalar verildiğini, beraat alınan kararların neden hiçbir yerde gündem olmadığını, bir kısım basının, neden her fırsatta müvekkil aleyhine iftira üretmeye devam ettiğini yeterince izah etmektedir.
Şayet müvekkil;
Kuran'daki gerçek İslam'ın, şu an uygulanan gelenekçi Ortodoks model ile ilgisinin olmadığını bilse ama bu konuda hiçbir açıklamada bulunmasa,
Darwinizm'in geçersizliğini ve bilimsel tüm delillerin evrim teorisini çürüttüğünü gayet iyi analiz etse, fakat bu konuda tek bir kelime dahi etmese,
Doğru bildiklerini insanlara anlatmasa, kendisine yöneltilen tehditlerden çekinse, insanları sahte bir dünyanın içinde yaşamaya bıraksa,
8 yıldır devam eden bu zulümle karşılaşmazdı.
Ama MÜVEKKİL, DERİN DEVLETİN KANUNUNDAKİ BU EN BÜYÜK "SUÇLARI", GÖNÜLLÜ OLARAK İŞLEMİŞTİR. Kendisine yöneltilen tehditlere rağmen, kendisini susturmaya çalışanları bilmesine rağmen, derin devletin rahatsız olduğunun farkında olmasına rağmen, DOĞRU BİLDİKLERİNİ DAHA DA YÜKSEK SESLE ANLATMAYA DEVAM ETMİŞTİR.
Müvekkil, aynı doğrularla yoluna devam etmektedir. Sahte inançlar ve ideolojiler, ZATEN ÇOKTAN YENİLGİYE UĞRAMIŞTIR. Yakın bir zamanda BU YENİLGİYİ TÜM DÜNYA DAHA DA NET GÖRECEKTİR.
Kamuoyunun takdirine sunar, saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz.12.02.2026