Adnan Oktar’dan Duyurudur
Geçtiğimiz günlerde, Adnan Oktar davası sanıklarından Serdar Dayanık'ın Muğla'da yakalandığına dair haberler gündeme geldi. Müvekkil ve arkadaşlarına yönelik kumpasın bir piyonu olarak kullanılan Emrullah Erdinç kaynaklı haberlerde, Serdar Dayanık isimli kişi, sanki Adnan Oktar grubunun bir üyesiymiş gibi gösterilmiş ve hatta "Adnan Oktar'ın velahtı" söylemleriyle gündeme getirilmişti.
Müvekkil ve arkadaşlarını kendince karalamak adına hiçbir fırsatı kaçırmayan Emrullah Erdinç ve aynı misyonu üstlenen kumpas piyonları, mümkün olabilecek her konuyu müvekkile bağlama ve müvekkil hakkında kendilerince karalayıcı haber yapma konusunda yalanlara başvurmaktan son 8 yıldır hiç vazgeçmemişlerdir. Onların bu çabası, müvekkilin halkımız tarafından daha fazla gündemde tutulmasına ve halkımızın müvekkilin gelişini daha büyük bir özlemle beklemesine vesile olmaktadır. Dolayısıyla, bu tip kumpas piyonlarının kötü niyetle yaptıkları her iş, her zaman müvekkil ve arkadaşlarına FAYDAYA DÖNÜŞMÜŞTÜR.
Bu vesile ile, Serdar Dayanık konusunda bu kişilerin basına verdiği YALAN HABERİ de düzeltme gereği hasıl olmuş ve müvekkile bir kez daha gerçekleri açıklama fırsatı doğmuştur.
Serdar Dayanık isimli şahsın, geçmişte müvekkille tanışıklığı vardır ancak müvekkille görüşmesi oldukça nadir olmuştur. Asıl olarak müvekkilin bazı arkadaşlarıyla görüşmeleri olmuştur. Müvekkilin kendisiyle pek muhataplığı bulunmamaktadır.
Kendisinin camiayla tanıştığı dönemde, zaten Galatasaray Lisesi'nden çok fazla kişi arkadaş grubuna katılmıştır. Nihayetinde müvekkil, 40 yıl boyunca 250 binden fazla insanla tanışmış ve görüşmüştür. Serdar Dayanık da, o dönemde Galatasaray Lisesi'nden gelip kendisiyle tanışan kişilerden sadece biridir.
2018 yılında gerçekleşen Adnan Oktar operasyonunda, müvekkili uzaktan tanıyan, hatta müvekkilin sadece birkaç arkadaşını tanıyan kişilerin de gözaltına alındığı, ETKİN PİŞMAN ÜRETMEK İÇİN ÖZEL OLARAK LİSTEYE DAHİL EDİLDİKLERİ çok meşhur bir konudur. Serdar Dayanık da, bu vesile ile gözaltına alınarak tutuklanmıştır.
Kumpasçıların etkin pişman üretme stratejisi, bu noktada işe yaramıştır.
Serdar Dayanık isimli şahıs, gözaltına alınıp tutuklanması ile, bu durumdan kurtulmanın yollarını aramış ve kendisini ikna eden bir kısım avukatların anlatımlarına uyarak, "diğer şüphelilere iftira at ve ön kapıdan çık" teklifine uymuştur. O tarihlerde gerçekten de ön kapıdan çıkmış, kısa bir süreliğine cezaevinden kurtulmuştur. Ancak her ne kadar etkin pişman olsa da üzerindeki suçlamalar devam etmiştir ve müvekkil ve arkadaşlarına kumpas gereği her türlü iftira beyandan dolayı ceza verildiğinden, aynı davada o da ceza almıştır. Şu an yakalanıp tutuklanmasının gerekçesi, ceza aldığı bu hükümlerin infazının yerine getirilmesidir.
Önemli olan husus ise, SERDAR DAYANIK'IN, MÜVEKKİL İLE, ZANNEDİLDİĞİ GİBİ BİR ARKADAŞ BAĞLANTISININ BULUNMAMASIDIR.
Tüm bunlara rağmen, Emrullah Erdinç denen şahsın ve onun gibi piyon görevi gören kişilerin müvekkili gündem yapma çabası gereği, müvekkille bağlantısı birkaç görüşme ile sınırlı olan bu kişi, bir kısım basında "Adnan Oktar'ın veliahtı" olarak tanıtılmıştır.
Veliaht ifadesi, davanın başından beri, müvekkil ile yakınlığı olan hemen her kişi için kullanılmış bir terimdir. Ancak burada hatalı kullanılmıştır. Müvekkilin tüm arkadaşları, tüm Müslümanlar kendisinin elbette veliahdıdır. Tek bir isme veliaht demek, müvekkile göre son derece yanlıştır; bu sıfat her Müslüman için geçerlidir. Ancak burada, bu terimin Serdar Dayanık için kullanılması hatalı olmuştur. Çünkü Serdar Dayanık, müvekkilin arkadaşı olan bir şahıs değildir; öncesinde müvekkil ile bağlantısı birkaç görüşmeden ibaret olduğu gibi, şu anda müvekkil ile de arkadaşlarıyla da hiç bir bağlantısı yoktur.
Kamuoyunun takdirine sunar, saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz.02.02.2026