MÜVEKKİL ADNAN OKTAR’DAN
SAYIN ADALET BAKANI YILMAZ TUNÇ BEYEFENDİ’YE AÇIK MEKTUPTUR
Sayın Bakanım,
Malumunuz olduğu üzere Seçil Erzan isimli hanımefendi hakkında İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi yapılan yargılama neticesinden 102 yıl hapis cezasına hükmedilmiştir. Mahkeme ayrıca Erzan’a 753 bin 880 TL adli para cezası da vermiştir. Dosya temyiz aşamasındadır. Yerel Mahkeme’nin vermiş olduğu karara saygımız, temyiz aşamasında da adil bir değerlendirme yapılacağına güvenimiz tamdır. Dosyanın içeriğine, delillere, tarafların beyanlarına ve savunmalara tam vakıf olmamakla birlikte, konuyu basından takip ettiğimiz kadarıyla müvekkil Adnan Oktar’ın dikkatinize arz etmek istediği önemli bir husus bulunmaktadır. Müvekkilin görüş ve düşünceleri aşağıda sunulmuştur:
Basına yansıyan haberlerden görüldüğü üzere Seçil Erzan, baskı ve tehdit altında olduğunu defalarca gündeme getirmiştir. Elde edilen bilgiler, Seçil Erzan’ın yüksek gelir elde etmek amacıyla kurulan bir sistem için muhtemelen baskı altına alınarak kullanılmış olduğunu göstermektedir.
Elbette kanunen suç sayılan eylemleri varsa cezai karşılığı olmalıdır. Ancak beyanlardan, dosyadaki delillerden ve basına yansıyan haberlerden de anlaşıldığı üzere organize bir gelir elde etme sisteminin tüm yükünün genç bir kadına yüklenmesi durumu söz konusudur. Bu da adalet duygusunu zedelemektedir.
Mafyanın Seçil Erzan üzerinde baskı kurup genç kadını tehdit etmiş olma ihtimali oldukça yüksek görülmektedir.
Nitekim Seçil Erzan’ın bazı mafyatik kişiler tarafından tehdit edilmiş olduğuna dair basına yansıyan video görüntülerinin de göz önünde bulundurulması önemlidir. Bu videolarda Seçil Erzan’ın ölüm tehdidi altında olduğu görülmektedir.
Haberin linki: https://www.youtube.com/watch?v=RCXebN9nDPA
Haberin linki: https://www.yenicaggazetesi.com/secil-erzani-tefecilerin-bos-araziye-goturup-tehdit-ettigi-goruntuler-ortaya-cikti-740171h.htm
Seçil Erzan beyanlarında tehdit edildiğini söylemiş, daha sonra da bu beyanının doğru olduğunu gösteren bir video basına yansımıştır. Haberlerde Seçil Erzan’ın, boş bir araziye götürülüp kendisine dikte edildiği anlaşılan bir konuşmayı yaparken videoya alındığı anlatılmıştır. Video görüntüsünde Erzan'ın yüzündeki şişlikler olması da dikkat çekicidir. BU GÖRÜNTÜDE YER ALAN OLAYIN NE OLDUĞU MAHKEME TARAFINDAN ARAŞTIRILMAMIŞ, SEÇİL ERZAN’IN ÜZERİNDE KURULAN BASKI AYDINLATILMAMIŞ, OLAYIN TÜMÜ TAMAMEN SEÇİL ERZAN’IN ÜZERİNE KALMIŞTIR.
Bunların yanı sıra Seçil Erzan önemli bir husus da kendisine isnat edilen eylemler nedeniyle zenginleşmediğinin ortaya çıkmış olmasıdır. Karşılığında daha yüksek gelir elde etmek için kendisine verilen paraların büyük kısmını ödemiştir. Ödeyemediklerini ödemek için çaba göstermiştir. Duruşmalar esnasında mağdurların bir kısmı da paralarını geri aldıklarını söylemişlerdir. Bu da Seçil Erzan’ın içine düşürüldüğü durumdan kurtulmak için bir çaba gösterdiği kanaatini oluşturmaktadır. Bu süreçte zenginleşmediği gibi zararı karşılamak amacıyla gösterdiği çaba neticesinde mal kaybına da uğramıştır. Nitekim Mahkeme beyanlarında paraları zimmetine geçirmediğini fona para verenlere dağıtmak için kullandığını söylemiştir. Nakit akışını çevirmeye çalıştığını ancak bir süre sonra buna güç yetiremediğini beyan etmiştir
Gerçekten de mevcut bilgiler “kişisel zenginleşme kastı” olmadığı savunmasını teyit eder görünmektedir. Nitekim Mahkeme’nin hüküm kararında da “İlk yatırımcılara veya bazı müştekilere ödeme yapıldığı” kabul edilmiştir.
Yeniden hatırlatmak gerekirse Seçil Erzan savunmasında: “Sürecin yalnızca kendisinin kurduğu bir yapı olmadığını, Banka içinden ve dışından bazı kişilerin bilgisi / yönlendirmesi olduğunu ve bazı paraların başkalarına aktarıldığını” ileri sürmüştür. Bu savunması tehdit altında olduğuna dair görüntülerle birlikte değerlendirildiğinde, genç bir kadının büyük bir dosyadaki tüm mağduriyetlerden sorumlu tutularak 102 yıl gibi ağır bir cezaya hükmedilmiş olması vicdana uygun görünmemektedir. Baskı altına kaldığı için veya başka bir yanlış düşünceyle herhangi bir şekilde yasaya uygun olmayan bir faaliyetin içine dahil olduysa dahi karşılığı bu kadar ağır olmamalıdır kanaatindeyiz. Kuran ahlakına, vicdana ve Devletimizin affedici yüksek ahlakına yakışan bir genç kadının tüm ömrünü cezaevinin karanlığında yok olmasına engel olmaktır.
Allah Kuran’da en ağır suç olan cinayette dahi affedici olmayı öğütlemekte, “Bağışlarsanız sizin için daha hayırlıdır” (Maide Suresi, 45) buyurmaktadır. İddia edilen eylemler nedeniyle zenginleşmediği, daha varlıklı hale gelmediği, tam tersine geri ödeme yapabilmek için borçlandığı görülen bir genç kadına da ağır bir bedel ödetilmesi yerine bağışlayıcı, affedici bir tutum izlenmesi Allah katında da milletimizin vicdanında da daha güzel bir karar olacaktır.
Elbette takdir Türk Yargısınındır. Ancak konuyla ilgili yeniden daha kapsamlı bir soruşturma yapıldığında, Seçil Erzan’ın bu sistemden menfaat sağlayanlar hakkında verdiği bilgiler değerlendirildiğinde, kendisine kimlerin nasıl baskı yaptığı, kimler tarafından tehdit edildiği açığa çıkarıldığında, genç bir kadının haksız yere cezaevinde çürümesinin önüne geçilebileceği görülmektedir.
İnançlı ve vicdanlı bir insan olduğuna güvendiğimiz Zat-ı Aliniz’den istirhamımız; asıl olarak olayın perde arkasında olduğu anlaşılan mafyatik yapılanmanın araştırılıp soruşturulmasını sağlamanız ve yukarıda izah ettiğimiz tüm hususlar göz önünde bulundurularak Seçil Erzan gibi genç bir kadının cezaevinde bir ömür boyu hayatının yok edilmesine engel olmanızdır.
Saygılarımızla arz ederiz. 30.01.2026