İSTANBUL ANADOLU 71. ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE

Dosya No      : 2025/479

Sunan           : Adnan OKTAR


Konu            : Müvekkil Adnan Oktar’ın 17.07.2026 tarihindeki duruşmaya fiziken katılma talebi ve SEGBİS ile katılıma itirazlarımızı içerir dilekçemizdir

Açıklamalar:

Müvekkil Adnan Oktar ve diğer bazı sanıklar, 17.07.2026 tarihli duruşmaya ısrarla fiziken katılmayı talep etmelerine rağmen, Sayın Mahkeme 04.02.2026 tarihli duruşmada SEGBİS vasıtasıyla katılım kararı almıştır.

Müvekkilin SEGBİS vasıtasıyla duruşmaya katılmayı kabul etmemesinin nedenleri ve Sayın Mahkemenin SEGBİS için gösterdiği gerekçelere itirazlarımız şöyledir:

1. Müvekkilin ikametgâhı İstanbul olup müdafilerinin tamamı İstanbul’da bulunmaktadır. Buna rağmen müvekkilin 1500 km mesafedeki Van iline sevk edilmesi ve ardından mesafe gerekçe gösterilerek duruşmalara getirilmemesi; savunma hakkını fiilen kısıtlayan, hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı bir uygulamadır.

Benzer bir uygulamanın, arkasında Cumhuriyet Halk Partisi gibi güçlü bir siyasi parti ve bir çok gazetecinin bulunduğu Sayın Ekrem İmamoğlu’na yapılmayacağı ortadadır.

Aslında ne Sayın Ekrem İmamoğlu’nun ne de bir başka birinin böyle bir hukuksuzluğa maruz kalmaması gerektiğini düşünmekteyiz.

Müvekkil Adnan Oktar, yaklaşık sekiz yıldır, organize bir kumpasın sonucu olarak cezaevinde bulunmaktadır. Çok sayıda hukuka aykırılık ve gerçek dışı isnatlarla açılan dosyaların yargılaması sürecinde, savunma hakkını fiilen zayıflatan uygulamalarla da karşılaşılması; adaletin gereği gibi tecelli edeceğine ilişkin tarafımızda ciddi tereddütler doğurmaktadır.

Müvekkilin ailesi ve müdafileriyle fiilî irtibatını koparacak şekilde yaklaşık 1500 km uzaklıktaki bir ile sevk edilmesi; akabinde de ‘mesafe nedeniyle duruşmalara getirilemeyeceği, bunun kamuya maddi külfet doğuracağı’ gerekçesine dayanılması, hakkaniyet ve ölçülülük ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

Sayın Mahkemenin vereceği karar, yaklaşık sekiz yıldır devam eden hukuka aykırı ve hakkaniyete aykırı uygulamalar silsilesinin kırılmasına vesile olacaktır.

2. Mahkemenin, isnat edilen suçun cezası yüksek olmadığı için SEGBİS’ni savunma için yeterli görmesi makul bir gerekçe değildir. Ayrıca müvekkil ve diğer sanıklar için istenen ceza çok yüksektir.

Sayın mahkeme, “Alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan yargılanan ve mahkeme huzuruna getirilme talebi bulunan sanığın SEBGİS yöntemi ile sorgusunun yapılmasına ve durusmalara katılımına karar verilmesinin bozma sebebi olusturmayacagına karar verilmistir.'' Seklindeki Yargıtay kararına atıfta bulunarak, SEGBİS ile savunma yapılmasının uygun olduğuna karar vermiştir.

Öncelikle, isnat edilen suç için istenen cezanın alt sınırı düşük olmakla birlikte, 26 mağdur için ayrı ayrı ceza isteniyor olması sebebiyle, müvekkil hakkında istenen yüksek bir cezadır; yaklaşık iki insan ömrü kadar bir ceza söz konusudur. Dolayısıyla, “az bir ceza, SEGBİS ile de savunma yapsanız bir şey olmaz” mantığı makul değildir.

Bununla birlikte, verilecek ceza düşük olsa dahi, hiçbir suçu olmayan kişiler, savunma haklarını EN FAZLASIYLA kullanmak isterler. “Nasılsa az bir ceza olacak, hakkıyla savunma yapmasam da olur” gibi düşünülmesi mümkün değildir.

3. SEGBİS yöntemiyle sağlıklı ve etkin bir savunma yapmak kesinlikle mümkün olamamaktadır:

Duruşma sırasında Sayın Başkan sanki SEGBİS yöntemi son derece yeterli olmuş ve herkes çok rahat beyanda bulunmuş gibi bir tutum izlemiştir. Ancak duruşmada hazır bulunanların ve cezaevinden bağlanan sanıkların da şahit oldukları gibi, birçok cezaevinden bağlantı son derece zayıf ve sorunlu olmuştur.

Sanık Bora Yıldız’ın sesi, konuşması boyunca kesik kesik gelmiştir ve büyük kısmı anlaşılmamıştır. Nitekim Sayın Başkan da Bora Yıldız’ın konuşmasını anlayamadığı için, hareket etmeden konuşmasını tavsiye etmiştir. Muhtemelen SEGBİS dökümünde çok yerde ANLAŞILMADIĞI belirtilecektir;

Manavgat cezaevinden bağlanan sanıkların yanındaki SEGBİS odasından gelen yüksek sesler nedeniyle müvekkil Adnan Oktar’ın beyanı sırasında anlaşılmayan, duyulmayan çok yer olmuştur;

Buca’da, infaz memurlarının konuşmaları duyulduğu için yine konuşan kişilerin duyulması ve anlaşılması çok güç olmuştur, nitekim Sayın Başkan “söyleyin sessiz olsunlar” minvalinde bir hatırlatmada bulunmuştur.

Sayın Başkan’ın da müdahalelerinden anlaşılacağı üzere SEGBİS ile bağlantıda teknik aksaklıklar ve anlaşılma güçlükleri sıklıkla yaşanmaktadır.

Ayrıca bu konuşmalar, boğuk gelen ses ve ses kesintileri, sanıkların ve avukatların dikkatini de dağıtmaktadır; hem konuşan hem de dinleyenler için güçlük oluşturmaktadır.

Müvekkil Adnan Oktar, SEGBİS sırasında konuşmaları duyamadığı, birçok konuşma anlaşılamadığı için, konuların birçoğunu duruşma bittikten sonra avukatlarıyla görüşmesinde öğrenebilmiştir.

SEGBİS ile ilgili bir diğer sorun ise, duruşma tamamen sona ermeden sistemin kapatılmasıdır. Bu durumda sanıkların artık bağlantıda bulunmadığı bir aşamada, hâkim ile müdafiler arasında görüşmeler yapılmakta; çeşitli talepler ileri sürülmekte ve bu talepler hakkında karar verilebilmektedir. Sanıkların bu konuşmaları ve talepleri duyamaması, taleplere ilişkin beyan sunamaması ve duruşmanın fiilen sanığın yokluğunda sürdürülmesi; çelişmeli yargılama ilkesine ve savunma hakkına aykırılık teşkil etmekte, sonuç olarak “sanıksız yargılama” görüntüsü doğurarak yargılamanın usul güvencelerini zedelemektedir.

4. Kararda, sanıkların fiziken katılma talebinin yargılamayı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğu belirtilmiştir. Bu gerçeklerle bağdaşmayan bir tespittir.

Duruşmalara fiziken katılmanın yargılamayı sürüncemede bırakmaya sebep olması imkansızdır. Sanıkların farklı illerden İstanbul’a gelmeleri duruşma tarih ve saatlerini etkilememektedir. Bilakis, SEGBİS bağlantısı sırasında oluşan teknik sorunlar, kopmalar, tekrar bağlanma denemeleri, cezaevleri arandığında cevap vermedikleri için tekrar tekrar aramak zorunda kalınması gibi sebeplerle duruşma zamanından önemli bir kısım SEGBİS’le ilgili sorunlara harcanmaktadır.

Sanıklar konuşurken seslerinin duyulduğundan emin olamadıkları için veya salonu duyamadıkları-göremedikleri için sık sık konuşmalarını kesip sesleri duyuluyor mu diye kontrol etmek zorunda kalmaktadırlar, ya da bir sorun bildirmektedirler.

Bununla birlikte SEGBİS’le bağlanamayan sanıklar da olabilmektedir. Nitekim Kırıkkale F Tipi YGKCİK’ndan bağlanması beklenen Noyan Orcan duruşmaya bağlanamamıştır. Sanığın duruşmada bulunma talebi olmasına rağmen duruşmaya katılması sağlanamamıştır.

Asıl SEGBİS sistemi yargılamayı “sürüncemede bırakmaya” sebep olabilecek teknik yetersizliklere haizdir.

5. Sayın Başkanın sanıkların duruşma tarihinde İstanbul’da olmaları durumunda duruşmaya fiziken katılabileceklerini söylemesi hakkında:

Sayın Başkan duruşma sonunda, sanıklar duruşma tarihine yakın bir tarihte diğer dosyaların duruşmaları için İstanbul’da bulundukları durumda duruşmaya fiziken katılmaları için müzekkere yazılabileceğini belirtmiştir.

Başka bir mahkemenin İstanbul’a getirtmekte sakınca görmediği sanıkları, Sayın Mahkemenin de getirtmesinden bir sakınca olmayacağı açıktır.

6. Müvekkil Adnan Oktar, duruşmalara fiziken getirilmesi durumunda tüm yol masrafını karşılamayı üstlenmektedir:

Eğer Sayın Mahkeme, sanıkların farklı illerden getirilip götürülmelerinin maddi yönden devlete bir külfet yükleyeceğini düşünerek SEGBİS yöntemini tercih ediyorsa, müvekkil Adnan Oktar tüm yol masrafını karşılamayı taahhüt etmektedir.

Bununla birlikte, devletimiz adaletin sağlanabilmesi için çok büyük harcamalar yapmaktadır; büyük adliye binaları inşa edilmekte, yargı sisteminin içinde yer alan hakimler, savcılar, katipler ve tüm çalışanlar için çok büyük miktarlarda paralar harcanmaktadır. Sanıkların etkin savunma yapabilmeleri için gösterilecek özen ve yapılacak harcama da, aynı amaca hizmet etmektedir.

7. Mahkemenin müvekkili SEGBİS ile katılmaya zorlaması, makul gerekçelere dayanmamaktadır:

Müvekkil, bizzat hazır bulunma talebini makul gerekçelere, delillerle yüzleşme, müdafiinin yardımından faydalanma gibi sebeplerle talep etmektedir. Sayın Mahkemenin de SEGBİS ile duruşmaya bağlama kararını somut bir gerekçeye dayandırması gerekir. Fakat mahkemenin "yargılamayı sürüncemede bırakacağı" veya "uzaklık" gerekçesi, sanığın duruşmada hazır bulunma hakkını kısıtlamak için yeterli ve makul bir gerekçe değildir.

Müvekkilin duruşma salonunda bizzat hazır bulunması, sadece fiziksel bir yer değişikliği değil, savunma hakkı ve çelişmeli yargılama ilkesinin bir gereğidir. Zira müvekkilin duruşma sırasında ortaya çıkan yeni beyan ve delillere karşı müdafii ile yan yana gelerek anlık strateji geliştirme, gizli ve kesintisiz iletişim kurma imkanı ortadan kalkmaktadır. Duruşma sırasında ibraz edilecek belgelerin müvekkile gösterilmesi ve üzerinde inceleme yapılması SEGBİS ekranından mümkün değildir.

Ceza Yargılamasının temel direklerinden olan yüz yüzelik (doğrudan doğruyalık) ilkesi etkisiz kalmaktadır. Hâkimin, müvekkilin tavırlarını, mimiklerini ve masumiyet psikolojisini; aynı şekilde müvekkilin de hakimin tavır ve hareketlerini ekran üzerinden değil, bizzat gözlemlemesi gerçeğe ulaşmada esastır.

Müvekkilin, müştekilerle aynı ortamda bulunarak onlara soru sorması ve onlarla yüzleşmesi, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için elzemdir. Ekran vasıtasıyla yapılan sorgu, yüzleşmenin etkisini zayıflatmaktadır.

Tüm bunlarla birlikte teknik yetersizlikler sebebiyle müvekkilin hak kaybı riski de bulunmaktadır. Zira ilk celse sanıklardan Mehmet Noyan Orcan bağlanamamış, müştekilerin ve diğer sanıkların beyanlarını dinleyememiştir. Mehmet Noyan Orcan hali hazırda ilk celse dinlenen müşteki Altuğ Revnak Eti’ye soru sorma hakkını kullanamamış durumdadır.

SEGBİS bağlantısındaki kopmalar, ses gecikmeleri veya görüntü kalitesindeki düşüklük nedeniyle müvekkilin beyanlarının SEGBİS çözüm tutanağına eksik veya yanlış geçme riski bulunmaktadır.

Duruşmaya bizzat katılma hakkı bir hak olup mahkemenin takdirinde değildir. Nitekim AYM’nin 6/2/2020 tarih ve 2017/38732 B.nolu Emrah Yayla başvurusunda;

“21. 10/10/2017 tarihli duruşmada SEGBİS odasında hazır bulundurulan başvurucu; … mahkeme huzurunda avukatı eşliğinde savunma yapmak istediğini beyan etmiştir. Hâkimlik, duruşmanın SEGBİS aracılığı ile yapılmasının ceza muhakemesi ilkelerinden yüz yüzelik ilkesine uygun olduğunu, bu yönde Anayasa Mahkemesi kararları bulunduğunu ve SEGBİS ile yapılan duruşmanın duruşma salonundakinden farklı olmadığını bildirmiştir.

61. Diğer taraftan medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıklar açısından tarafların duruşmada hazır bulunması, onların iddia ve savunma imkânlarını doğrudan kullanmalarına ve uyuşmazlıkla ilgili olan taleplerini huzurda açıklamalarına olanak tanımaktadır. Taraflar duruşmada bizzat hazır bulunmak suretiyle teknik ve fiziksel engeller bulunmaksızın delillerini ileri sürebilmekte ve diğer tarafça gösterilen delillere itiraz etmek ve davasını bizzat savunmak suretiyle kararı etkileme imkânını elde etmektedir.

62. Somut olayda başvurucunun duruşma salonunda bizzat hazır bulunma talebinin Hâkimlikçe reddedilmesi ve SEGBİS aracılığı ile katılımının sağlanmaya çalışılması nedeniyle başvurucunun duruşmada hazır bulunma hakkına yönelik bir müdahalenin bulunduğu görülmektedir.”

şeklindedir.

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2022/29446 E., 2023/218 K. sayılı kararında

“İlk ve son savunmanın yapıldığı, esasa ilişkin delillerin toplandığı oturumlara sanığın SEGBİS yolu ile katılması, açık kabulüne dayalı olmalıdır. Dolayısıyla duruşmada hazır bulunma hakkı ancak olayın koşullarının zorunlu kıldığı durumlarda sınırlanabilecektir.”

şeklindedir.

Anayasa Mahkemesinin ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin kararında da görüleceği üzere sanığın SEGBİS ile duruşmaya katılması ancak sanığın açık kabulüne bağlı durumdadır. Mahkemenizin yüksek yargı kararlarını ve müvekkilin duruşmada bizzat hazır olmak istediği durumu da göz önüne alarak 04/02/2026 tarihli 1. celsenin 4 nolu ara kararından rücu edilmesini ve müvekkilin duruşma salonunda hazır edilmesi için müvekkilin bulunduğu Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna müzekkere yazılması gerekmektedir.

Sonuç ve Talep :

Yukarıda da açıklanan nedenlerle, müvekkil Adnan Oktar yüksek cezalar istenen suç isnatları olması, bulunduğu cezaevinden SEGBİS ile bağlandığı her duruşmada teknik sorunlar yaşaması, sesleri duyamaması, yüzleri ve konuşanları görememesi, diğer ortamlardan gelen seslerle duruşmadaki sesleri duymanın güçleşmesi gibi teknik sorunlar nedeniyle etkin savunma yapamaması sebebiyle, huzurdaki dosyanın tüm duruşmalarına fiziken katılmayı talep etmektedir.

17.07.2026 tarihli duruşmada müvekkilin fiziken katılım talebinin kabul edilerek, ilgili makamlara müzekkere yazılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. 16.02.2026

Daha yeni Daha eski