Adnan Oktar’dan Duyurudur

8 yıldır devam eden yargılamalarda, sorgular esnasında müvekkil Adnan Oktar ve bir kısım arkadaşlarına, "neden evlenmediniz?" sorusu yöneltilmiş ve buradan hareketle müvekkilin ve arkadaşlarının evliliğe karşı olduğuna dair yorumlar gündeme gelmiştir. Bu sebeple bu hususta bir açıklama yapma gereği doğmuştur.

Öncelikle müvekkil, evliliğe karşı değildir. Müvekkilin eleştirdiği evlilik çeşidi, sevgiye ve imana DAYANMAYAN evliliklerdir. Bu tip evlilikler, genellikle kişilerin kendi bakımlarını ve geleceklerini ön planda gördükleri ve hayatlarını garantiye almak adına tercih ettikleri evlilik şeklidir. Kadınlar, kendilerine hayatı boyunca bakacak birinin varlığını istemekte, bunun için de evleneceği kişinin mutlaka parasının olmasına önem vermekte; erkekler ise, kendisiyle ilgilenebilecek, çamaşırını yıkayabilecek, yemeğini yapabilecek, evi temizleyebilecek, çocuk yapacak ve çocuklarla ilgilenebilecek birini aramaktadırlar. Bir yardımcıya para vermektense, bir kısmının, evlenmek daha fazla işlerine gelmektedir.

Bazı kişiler için bu, daha da ilkel bir görünümde gerçekleşir, -toplumumuzun genelini tenzih ederiz- fakat bazı insanlar, adeta hayvan satın alır gibi kendilerine bir eş seçme peşinde olurlar. Bir hayvanı satın alırken ön plana çıkan kriterler, kendisine eş seçen bazı kişilerin de en önemli kıstası olur. Örneğin kadının sağlıklı olması, damızlık görevi görebilmesi gibi faktörler, her şeyden önce değerlendirilir. Çocuk yapabilsin, bunda engel çıkmasın, 3-5 tane doğurabilsin mantığıyla bir kadına sahip olmuş olurlar.

Şayet bu kadın günün birinde hastalanırsa veya çocuk yapamazsa, artık o kadın, bu mantıktaki bir erkek için tamamen değersizleşir. Kadına kadın olarak değil, hedeflerini gerçekleştireceği bir amaç olarak bakma zihniyetinin sonucunda, sevgi ve saygı gibi değerler gündeme dahi gelmez. Elbette benzer durum, sadece iyi ve rahat yaşamak için bir erkekle evlenen kadınlar için de geçerlidir.

OYSA EVLİLİĞİN GERÇEK ANLAMI BU DEĞİLDİR ve müvekkil ve arkadaşlarının karşı olduğu evlilik modeli, tarifini yaptığımız bu çıkara dayalı evlilik modelidir.

MÜVEKKİLE GÖRE EVLİLİK, YALNIZCA "ALLAH RIZASI İÇİN" YAPILMALIDIR"Gelenek gereği herkes evleniyor, biz de evlenelim" diye EVLENİLMEZ. Bu geleneğe uyma adına, çıkarlarına uygun bulduğu ilk kişiyle evlenen veya gerçekten sevdiğini düşünerek evlenen insanlar dahi günümüzde artık evliliklerini 5 seneden fazla sürdürememektirler.


Kaynak: https://t24.com.tr/gundem/aile-yilinda-tuik-verileri-bosanmis-nufus-35-milyonu-asti,1300231

Boşanma verilerinin bu kadar yüksek olması;

Allah için sevme kavramının yaşanmaması,

Gerçek sevgiye ve fedakarlığa dayanan evliliklerin gerçekleşmemesi,

Sevgi ve saygının kalıcı olamaması,

Evliliklerin çıkara dayalı olması ve hastalık, iflas gibi beklenmedik durumlarda çıkarların tükenmesi

Gibi sebeplerin bir sonucudur.

Gençler, kendilerinden önceki olumsuz örnekleri görerek artık hiç evlenmek istememektedirler. Nitekim son TUİK verilerine göre, boşanmaların en fazla gerçekleştiği İzmir'de, 3 milyon 764 bin 185 kişi arasından yapılan değerlendirmede, hiç evlenmeyenlerin sayısının 998 bin 383’e ulaştığı açıklanmıştır. Bu rakamla birlikte hiç evlenmeyen nüfusun, toplam nüfusun yaklaşık %26’sını oluşturduğu belirtilmiştir.1

Müvekkile göre, çocuk da Allah rızası için, Allah'a olan sevgi esas alınarak yapılmalıdır. Ancak insanların bir kısmı, bu hususu hiç dikkate almamakta, "yaşlanınca bana baksın" mantığıyla çocuk yapmakta, çocuğu bir nevi kendi malı gibi görmektedir. Ancak pratikte, pek çok örnekte, durum hiç beklendiği gibi olmamakta, çocuk, AİLE İÇİN CİDDİ SORUNLAR ÜRETEN BİR KİŞİYE DÖNÜŞÜRKEN, YAŞLANAN AİLESİ İLE DE HİÇ İLGİLENMEMEKTEDİRHuzurevine terk edilen ve çocukları tarafından hiç aranıp sorulmayan yaşlılarımızın sayısı, ne yazık ki oldukça fazlalaşmıştır.

Kayseri'de "Yeni Nesil Gazetecilik Çalıştayı" öncesi basın mensuplarıyla buluşan Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, uyuşturucu sorununa değinmiş ve "Bir anne tuttu beni yakamdan, 'Sen hiç evladı ölsün diye dua eden anne hiç gördün mü? Ben her gün dua ediyorum. Uyuşturucu parası vermedim diye bana işkence yapıyor' dedi." ifadelerini kullanmıştır.2 Bu, günümüzde sıklıkla rastlanan sorunlu çocuk profiline sadece bir örnektir.

"Yaşlanınca bana baksın" bakış açısıyla çocuk edinme fikri, beraberinde, ailelerin çocuklarına yönelik bir çeşit egoizm oluşturmalarına neden olmaktadır. "Sadece benim çocuğum" mantığı, aileleri başkalarına karşı gaddarlaştırmaktadır. Bütün hayatlarını çocuklarına adamakta, fakat BAŞKALARININ ÇOCUKLARI ONLAR İÇİN HİÇ ÖNEMLİ OLMAMAKTADIR.

Oysa müvekkile göre, Kuran'daki velayet sistemi esas alındığında, HER KİŞİNİN HER ÇOCUĞA, KENDİ EVLADI GİBİ BAKMASI GEREKİR. Çocuk, kendisini meydana getiren anne ve babanın eşyası değil, onlara Allah'tan emanet edilmiş bir varlıktır. Her çocuk bu şekildedir, o yüzden çocuk sevgisi olan bir kişinin, tüm çocuklara eşit şekilde sahip çıkıp bakabilmesi gerekir.

Müvekkile göre KURAN'DA EVLİLİK, ALLAH'A OLAN SEVGİYLE DOĞRU ORANTILI OLMALIDIREşler, ALLAH'A OLAN SEVGİLERİNDEN DOLAYI birbirlerine sevgi yöneltmelidirler. Böyle olduğunda, kişinin eşinin hastalanması, yürüyemeyecek hale gelmesi, parasız kalması gibi dünyevi faktörler olağanüstü önemsiz kalır. Kişi, eşini Allah'ın yarattığı bir varlık olarak sevdiğinde, eksikliklerini kusurlarını görmez, sevgisinden tereddüde düşmez, hatta ondaki olumsuzlukları görmezden gelir. Dünyanın, eksikliklerle birlikte yaratılmış bir mekan olduğunu ve ahirette, eşiyle birlikte mükemmel bir yaratılışla yaratılacağını bilir. Bu inançlarla ve Allah'a güvenerek yapılan bir evlilik, içinde SEVGİNİN VE SAYGININ HİÇ TÜKENMEDİĞİ, iki tarafın da BİRBİRİNDEN HİÇBİR ZAMAN ŞÜPHEYE DÜŞMEDİĞİ, MUTLU BİR EVLİLİKTİR.

Müvekkile göre yaşadığımız an da, geleceğimiz de Allah'a aittir. Bu kaderi Allah yazar ve dilediği şekilde biçimlendirir. Dolayısıyla, gerçekten Allah'ı seven bir insanın, her konuda ALLAH'A GÜVENEREK hareket etmesi gerekir.

"Gelecekte bana bakar" mantığıyla çocuk yapmak, işte bu yüzden sakıncalı bir mantıktır. ŞİMDİ DE GELECEKTE DE İNSANA BAKACAK OLAN, İNSANI KORUYUP KOLLAYACAK OLAN SADECE ALLAH'TIR. Allah, dilerse bunu doğrudan, dilerse vesileler aracılığıyla MUTLAKA YAPAR. Önemli olan, ALLAH'A BU KONUDA TAM ANLAMIYLA GÜVENMEKTİR.

Müvekkile göre, Allah'ın unutulması çok tehlikeli olduğundan, Allah, "geleceğe güvence" amacıyla yapılmış bir çocuğu, o kişiler için hayırlı kılmayabilir. Özellikle günümüzde, bozulan sosyal şartlarda, bu durumun daha da sık görüldüğü açıktır. Bu bir tesadüf değil, insanların Allah'a tam anlamıyla güvenememelerinin bir sonucudur.

Dolayısıyla, evlilik veya çocuk, karşı olunacak bir şey değildir. Ancak sadece Allah için yapılırsa kıymetlidir, süreklidir, sevgi kaynağıdır. "Herkes evleniyor, benim de evlenmem lazım" mantığıyla gerçekleşen evliliklerin insanları hüsrana sürüklediği artık açıkça ortadadır.

Müvekkilin konuyla ilgili izahlarını takdirinize sunar, saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz. 23.02.2026


  1. https://www.milliyet.com.tr/ege/evlilikler-azaliyor-bosanmalar-artiyor-7535499
  2. https://www.sondakika.com/3-sayfa/haber-kayseri-valisi-gokmen-cicek-ten-huzunlu-hikaye-18504397
Daha yeni Daha eski